« Önceki | Sonraki »

13/6/2008

Aşırı Adet Kanaması

Bir döngüde görülen kanama miktarının veya gününün artması durumudur.

Normal şartlarda devam eden adet kanamasının en azda tutulmasında rahim kaslarının kasılmasının etkinliği çok önemlidir. Bunun yanında adet döngüsünde yumurtlamanın gerçekleşmesiyle devreye giren progesteron hormonunun uygun seviyelerde kalması da kanamanın kabul edilebilir düzeyde kalmasını sağlar.

Yukarıda anlatılan iki mekanizmadan birindeki bir bozukluk kanamanın normalden fazla olmasını ve uzun sürmesini sağlar: Rahim kaslarının kasılma işlevini bozan miyom veya adenomiyozis gibi durumlar sıklıkla bu duruma neden olurlar.

Spiral kullanımı rahim içinde yarattığı kitlesel etkiyle rahimin kasılma işlevini bozarak adet kanaması miktarının artmasına neden olabilir. Aylık, üç aylık korunma iğneleri ve kola uygulanan korunma çubukları da kanama miktarını artırabilen diğer nedenler arasında sayılabilir.

Yumurtlama olmadan gerçekleşen adet döngüsü kanamanın gecikmeli bir şekilde ve normalden fazla olarak gerçekleşmesine neden olabilir. Polikistik over adı verilen durumda yumurtlama bozukluğu sürekli bir hal almıştır ve gecikmeler sonrasında aşırı kanama bu durumun sık rastlanan bulgularından biridir.

Farkında olunmayan bir gebeliğin düşükle sonuçlanması da kendini adet gecikmesi sonrasında başlayan yoğun bir kanama şeklinde gösterebileceğinden tanı aşamasında bu durum mutlaka göz önünde bulundurulur.

Rahim iç tabakasında meydana gelen enfeksiyonlar (endometrit) da kanamaların uzun sürmesine ve normalden fazla kan kaybedilmesine neden olabilmektedir.

Ender görülen hastalıklar olmakla beraber kanama-pıhtılaşma sistemini bozan çeşitli kan ve karaciğer hastalıkları da bu tür sorunlara neden olabilirler.

13/6/2008

Nedir bu Vaginismus ?

                                                                 

1. Vaginismus nedir?
Cinsel birleşme sırasında kadının kaslarının kasılarak cinsel birleşme olanağına kendini kapatması durumudur. Kadın doğumcular ve ruh hekimlerince oldukça sık karşılaşılan bir sorudur. Vaginismusun nedenleri arasında çocukluktan kalma korkular, suçluluk, ayıp ve günah kavramları sayılabilir.

2. Erkeğin ya da kadının anatomik yapısı vaginismusa neden olur mu?
Bu konuyla ilgili bireylerin yanlış önyargıları ve oluşturulmuş geçersiz tabular tabloyu tetikleyebilir, ancak vaginismus anatomik yapı ile ilişkisiz olarak ortaya çıkar.

3. Vaginismus tedavisinde operasyonel yöntem (hyma perforasyonu gibi) söz konusu mudur?
Böyle bir müdahale yalnızca çiftlerin yanlış önyargısını pekiştirmeye yarar. Vaginismus sorunuyla karşılaşan çiftlerde ilk akla gelen olasılıklardan biri kızlık zarının kalınlığı gibi tıbben kabul görmeyen bir bakış açısıdır. Bu nedenle ruh hekimlerinden önce kadın doğumculara başvurulabilir. Ancak operasyonel bir girişim sorunu çözmeyeceği gibi, bireylerde sorunun çözülebileceği inancını ortadan kaldırmak gibi bir etki yaratabilir.

4. Vaginismus gebeliğe engel midir?
Vaginismus yalnızca cinsel birleşmeye engeldir. Gebelik oluşabilir.

5. Vaginismus için riskli bireyler var mıdır?
Özellikle çocuksu, bağımlı ve ruhsal organizasyonunu sağlıklı bir biçimde tamamlamamış kadınlar risk grubunu oluşturur. Özellikle çocukluk çağından kalma korkular yaşayan bireylerde rahatsızlık oluşması kolaylaşır. Korkular, en çok kadının simgesel olarak zihninde aşırı büyüttüğü bir penis yüzünden çok acı çekme, parçalanma korkularıdır.

Ayrıca gebe kalma korkuları da önemli olabilir. Cinselliğe bakışın tutucu olduğu çevreler de risk faktörleridir.

7. Vaginismus tedavisinde ilacın yeri var mıdır?
Sorun bilişsel süreçlerle ve ruhsal yapı ile ilgili olduğundan ilaç tedavisinin yeri yoktur. Ancak tablo yalnızca vaginismus olmayıp herhangi bir ruhsal ya da fiziksel başka bir rahatsızlıkla birlikte ise ona yönelik ilaç tedavisi uygulanabilir.

8. Vaginismus tedavisinde ne yapılır?
Bu durumun tedavisinde genellikle önce kadın doğumculara başvurulur ve bazen dilatasyon denemeleri yapılır. Ancak çoğu sonuç vermez. Hem erkek hem kadın için önemli bir mücadele ortaya çıkar. Her ikisinde de büyük bir sınavın içinden çıkmaya çalışırken heyecanlar ve korkular artar, kısır bir döngü oluşur. Önce kadının ve erkeğin rahatlatılması, gevşemesi, heyecan ve korkuları yatıştıracak ruhsal bir ortam oluşturulması gerekmektedir. Tedavide en başarılı sonuçlar davranışçı seks terapisi ile sağlanmaktadır.

10/6/2008

Sinüzit nasıl tedavi edilir


Akut ve kronik sinüzitin belirtileri birbirinden farklıdır. Akut sinüzit daha şiddetlidir. Ağrı en sık görülen şikayettir. Bu, baş ağrısı, yüz ağrısı, göz çevresinde ağrı şeklinde olabilir. Genellikle öne doğru eğilmekle artan dolgunluk tarzında tarif edilebilen bir ağrıdır. Ayrıca burun tıkanıklığı, koyu kıvamlı ve sarı-yeşil renkli burun akıntısı, koku duyusunda azalma, geniz akıntısı, ateş, çene ve dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması, göz kapakları ve yüzde şişme gibi belirtiler olur. Öksürük hem akut hem de kronik sinüzitin belirtisidir. Kronik sinüzitte şikayetler daha az şiddetlidir ancak süre olarak 3 aydan uzun sürer.

Burada muayene sırasında kullanılan endoskoplarla yakın zamanda geliştirilmiş ince araçlar kullanılır. Endoskoplar aracılığı ile sinüslerin burun içine açıldıkları deliklere ulaşıp deliklerin genişletilmekte ve sinüslerin havalanması sağlanmaktadır. Cerrahi genel ve lokal anestezi altında yapılabilmektedir. Cerrahi sonrası burun içine kısa süreli küçük tamponlar yerleştirilmekte ve ameliyat sonrası hasta birkaç kez pansumana çağrılabilmektedir. Genel olarak çok ağrılı olmayan, hasta konforunun çok fazla bozulmadığı ameliyatlardır.